Ana içeriğe atla

Kayıtlar

yeşilderililer etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Dr. İlker Selman / Bilimkurgu Romanları

 

Khora- Yayılış

  Yeşilderililer Projesi’yle yeniden canlanıp eski günlerine dönmeyi başaran Tatolya’da iç çatışmalar sonlanmış, bilimsel alanda büyük yatırımlar yapılmaya başlanmıştı. Ülkede tükenmiş yeraltı kaynakları için geliştirilen ATP enerjisi, adeta yeni bir çağın başlangıcı olmuştu. Ne var ki Tatolya’nın her alanda süratle gelişiyor olması, komşu toplumların da dikkatini çekmişti. Batıdan Gegoryum, kuzeydoğudan Kasaralar ve güneyden Aftozya toplumlarıyla amansız bir mücadeleye girişen Tatolya yönetimi, ülkesini dış güçlere karşı savunmak için akılcı bir strateji oluşturmak zorundaydı. Araçta herkes uykuya daldığında, Doktor Bülam Mitokan’ın üstüne çıkarak kanepeye uzandı. Serenga Vadisi, yıldızların yoğunluğu altında aydınlanırken, gece kuşları büyüleyici sesleriyle Tatolya yolcularına veda ediyor gibiydi. Bülam, gözlerini kapayarak bir süre Umut Denizi yolculuğunda ilerideki yaşamında tebessümle anımsayacağı anılarını düşündü. Ne yazık ki arşivlediği anıları arasında değişmeyen gerçekler...

Khora- Başangıç

  Nükleer savaşlar, büyük depremler ve küresel ısınma sonucunda jeolojik yapısı değişen dünyanın yeniden yapılanması kapsamında Tatolya Ülkesi bilim insanları yeni bir proje geliştirdiler. Bitkilerden alınan genlerle üretilen yeşil hayvanlar, fotosentezle kendi besinlerini üretip, doğa kaynaklarını tüketmeden uzun ve dingin bir yaşam sürebiliyorlardı. Giderek canlanıp, eski yeşil günlerine dönmekte olan çevre, projeyi kendi amaçlarına uygun bir şekilde uygulamak isteyen güçlerin de dikkatini çekmişti. Böylece projeyi amacından saptırmak istemeyen bilim insanlarıyla onu ele geçirmek isteyenler arasında akıl almaz bir kovalamaca başladı.   “Kahraman İsbaş halkı! Ne denli sıkıntılar içinde olduğunuzu, birçoğunuzun koşullara dayanamayıp İsbaş’ı terk ettiğini biliyorum. Büyük şehirde yaşamanın da bir bedeli vardır. Savaşın dünya ülkelerini ne hâle getirdiğini hepimiz yaşayarak gördük. Belki de savaşta ölenler bizden daha şanslıydılar. Çünkü onlar bugün bizim çektiğimiz sıkı...